Antik Çağ Felsefe Tarihi IV – Platon

PLATON – MAĞARADAN SİCİLYA’YA BİR FİLOZOFUN YOLCULUĞU

Bu hafta Platon’a, onun en kişisel metni sayılan 7. Mektup üzerinden bir giriş yaptık. Sokrates’in öğrencisi olmaktan çıkıp, kendi sistemini kuran, siyasetle hesaplaşan ve sonunda Akademi’yi kuran Platon’un portresi karşımızda.

7. MEKTUP: BİR POLİTİKACI ESKİSİNİN İTİRAFLARI

Felsefe tarihinin en önemli otobiyografik metinlerinden birindeyiz. Platon burada maskesiz konuşuyor.

Gençlik Hayali ve Kırılma Anları

  • Başlangıç: Platon soylu bir aileden geliyor (Notlarında: “Anne de baba da soylu”). Gençliğinde hedefi felsefe değil, siyaset.
  • İlk Travma (30 Tiranlar Dönemi): Demokrasi yıkılıyor. Yönetim 51 kişilik bir kadronun eline geçiyor. Aralarında Platon’un akrabaları (Kritias vb.) da var. Platon’u da çağırıyorlar.
    • Beklenti: “Devleti düze çıkaracaklar.”
    • Gerçek: Yönetim kısa sürede zorbalığa dönüşüyor. Sokrates’i suçlarına ortak etmeye çalışıyorlar (Leon olayı). Platon tiksiniyor ve uzaklaşıyor.
  • İkinci Travma (Demokrasi Dönemi): Tiranlık yıkılıyor, demokrasi geri geliyor. Platon tekrar umutlanıyor. Ama bu sefer de “halkın yönetimi”, hocası Sokrates’i idam ediyor.

Büyük Sonuç (Philosopher King): Platon anlıyor ki; ne tiranlık ne de mevcut demokrasi çözüm değil. Çünkü yasalar ve yönetim bozuk.

  • Tez: “Filozoflar kral, ya da krallar filozof olmadıkça, insanlığın acıları dinmeyecektir.”

SİCİLYA MACERASI VE AKADEMİ

Notlarında Platon’un bu teoriyi pratiğe dökme çabasını görüyoruz.

  • Sicilya Seferleri: Platon 3 kez Sicilya’ya (Saraküza) gidiyor. Amacı bir tiranı (Dionysios) filozofa dönüştürmek. Sonuç? Tam bir fiyasko. (Hatta köle pazarında satılma tehlikesi bile geçiriyor).
  • Rekabet (Isokrates vs. Platon): Atina’da o sırada Isokrates‘in meşhur bir retorik okulu var. Platon ona rakip olarak, sadece retorik değil; matematik, geometri ve diyalektik öğreten Akademi‘yi (Academia) kuruyor.
    • Not: Akademi kapısındaki o meşhur yazı: “Geometri bilmeyen giremez.”

ESERLERİN KRONOLOJİSİ VE SINIFLANDIRMA

Platon’un eserlerini nasıl sıralayacağız? Notlarında Luc Brisson ismini geçirmişsin, bu önemli bir referans. Genellikle kabul edilen ayrım şu:

  1. Gençlik (Sokratik) Dönemi:
  • Özellik: Aporetik (Sonuçsuz/Çıkmaz) diyaloglar. Sokrates başrolde, sürekli soru soruyor ama kesin bir tanıma varılmıyor.
  • Eserler: Laches (Cesaret), Küçük Hippias, Devlet’in 1. Kitabı.
  1. Orta (Olgunluk) Dönem:
  • Özellik: Platon artık sadece hocasını anlatmıyor, kendi teorilerini (İdealar Kuramı) kuruyor.
  • Eserler: Menon, Gorgias, Theaetetus, Devlet (diğer kitaplar), Phaidon.
  1. Yaşlılık (Geç) Dönem:
  • Özellik: Sokrates silikleşiyor, bazen hiç konuşmuyor. Dil ağırlaşıyor. Mitoslar ve kozmoloji devreye giriyor.
  • Eserler: Yasalar (En son eseri), Parmenides, Timaeos.

Kritik Uyarı (7. Mektup’tan): Platon, “Benim esas görüşlerim yazdıklarımda değil, Akademi’de sözlü olarak anlattıklarımdadır (Agrafa Dogmata)” der. Yazı, gerçeği tam olarak ifade edemez, eksiktir.

PLATONCULUĞUN TEZLERİ VE DEĞİŞİM

Notlarında (IMG_1291 ve IMG_1292) Platon felsefesinin omurgasını ve zamanla nasıl değiştiğini çok iyi özetlemişsin.

Temel Tezler:

  1. İki Dünya: Duyusal dünya bir yanılsamadır (Fenomenler). Gerçek olan, değişmeyen İdealar dünyasıdır. (Mağara Alegorisi).
  2. Epistemoloji: Gerçek bilgi (Episteme), İdeaların bilgisidir.
  3. Ruh-Beden Ayrımı: Asıl olan ruhtur. Beden ruhun mezarıdır/hapishanesidir. (Phaidon diyaloğu).

Yaşlılıkta Değişim (Revizyon): Platon yaşlandıkça katı İdealar kuramını esnetir.

  • Pythagorasçılık: Sayılar ve matematiksel oranlar evreni açıklamakta daha baskın hale gelir.
  • Timaeos Diyaloğu: Beden ve madde, gençlik dönemindeki kadar hor görülmez, evrenin yapısında bir yeri vardır.
  • Mitoslar (Er, Phaidros): Felsefi aklın (Logos) yetmediği yerde Platon hikayeye (Mitos) başvurur. (Er Mitosu ile ölüm sonrasını anlatması gibi).

SINAV İÇİN KRİTİK DETAYLAR (HAP BİLGİLER)

  • Anti-Sokratik Karakterler: Platon’un diyaloglarında herkes Sokrates’e “Evet efendim” demez. Gorgias diyaloğundaki Kallikles veya Devlet’teki Thrasymakhos gibi karakterler, Sokrates’e (ve ahlaka) sertçe saldırır, “Sen örümcek gibi ağ örüyorsun” derler. Platon bu karşıt seslere de yer verir.
  • Platon vs. Platonculuk: Notundaki önemli ayrım. Platon öldükten sonra Akademi bir dönem Şüpheci (Skeptik) bir çizgiye kaymıştır. Yani her “Platoncu”, Platon gibi düşünmemiştir.

Özetin Özeti: Bu hafta Platon’u gökyüzündeki İdealar dünyasında değil; Atina’nın kanlı siyasetinde, Sicilya’nın saraylarında ve Akademi’nin sıralarında tanıdık. O, hocası Sokrates’in intikamını siyasetle değil, felsefeyle (yeni bir devlet ve eğitim modeli kurarak) almaya çalışan bir düşünürdür.

PLATON’UN “DEVLET”İ (POLITEIA)

Bu hafta, felsefe tarihinin belki de en çok tartışılan, üzerine en çok yazılan metnine, Devlet’e başladık. Ancak kitaba bodoslama dalmadan önce, metnin niteliğine ve elimizdeki çevirilerin yarattığı tuzaklara odaklandık.

BİR “BAŞYAPIT” OLARAK METNİN NİTELİĞİ

Notlarında metnin yapısına dair çok önemli tespitler var:

  • Özetlenemezlik İlkesi: Devlet, Antik Yunan’dan günümüze kalan en uzun metinlerden biri. Ancak onun “iyi” bir metin olmasının kanıtı uzunluğu değil; basitlenemez ve özetlenemez oluşudur. İçinde o kadar çok katman (etik, politika, psikoloji, epistemoloji) var ki, bir özete indirgemek metni öldürmek demektir.
  • Metodolojik Güç: Platon, çok fazla konuya değinmesine rağmen (eğitimden sanata, kadınlardan ölüme), ana argümandan kopmadan ilerler. Metin, yazarın (Platon’un) kendi yorumlarını aşan bir derinliğe sahiptir.
  • Platon’un Değişimi: Devlet, Platon’un görüşlerinin “donmuş” bir hali değildir. Kitapta bazen zıt görüşler savunulabilir. Platon kendi pozisyonunu metin boyunca yeniden değerlendirir.

ÇEVİRİ TUZAKLARI: “RUH” MU, “KAFA” MI?

Burası sınavda veya analizde fark yaratacağın yer. (IMG_1362 ve IMG_1363).

  • Ruh (Psyche) Sorunu: Platon felsefesinin temeli Ruh’tur. Ruh-Beden ayrımı esastır.
    • Sorun: Sabahattin Eyüboğlu (ve M. Ali Cimcoz) çevirisinde “Ruh” kelimesi yerine genellikle “Kafa” kelimesi tercih edilmiştir.
    • Eleştiri: Platon için ruh, sadece zihin veya akıl (kafa) değildir; arzuları, öfkeyi ve aklı barındıran tinsel bir bütündür. “Kafa” demek, metni materyalist bir tona çeker ve Platon’un metafiziğini bozar. (Hüseyin Demirhan çevirisi veya İngilizce okumalar bu açıdan daha güvenilir bulunmuş).
  • Adalet (Dikaiosyne) Sorunu: Devlet’in ana konusu “Adalet”tir. Ancak çevirilerde “Adil” yerine “Doğru”, “Adil olmayan” yerine “Eğri” kullanılabiliyor.
    • Risk: “Doğru”, sadece adaleti değil, “hakikati” (truth) de çağrıştırdığı için kavramsal karışıklığa yol açabiliyor.

DEVLET’İN İÇERİĞİ: ÜTOPYA MI, DÜŞÜNCE DENEYİ Mİ?

Notlarında (IMG_1364 ve IMG_1365) kitabın politik iskeleti ve modern eleştirileri yer alıyor.

Büyük Analoji: Ruh ve Devlet Sokrates’in meşhur yöntemi: “Biz aslında ruhtaki adaleti arıyoruz. Ama ruhu görmek zor. Devlet (Polis), ruhun büyük harflerle yazılmış halidir. Önce devletteki adaleti bulalım, sonra ruha uyarlarız.”

Radikal Öneriler: Platon, ideal devlet için çok sert (ve bugün totaliter bulunan) öneriler sunar:

  1. Özel Mülkiyet Yok: Özellikle yöneticiler (Koruyucular) için mülkiyet yasak. “İktidarı elinde tutanlar, kendi aralarında (mal mülk yüzünden) bölünmedikçe iktidar düşmez.”
  2. Aile Yok: Çocuklar devletindir, toplum tarafından yetiştirilmelidir. (Eşler ve çocuklar ortaktır).
  3. Sansür: Sanat, halkın ve gençlerin ahlakını bozuyorsa sansürlenmelidir.
  4. Soylu Yalan: Devlet, halkın iyiliği için (toplumsal hiyerarşiyi korumak adına) yalan söyleyebilir.

Eleştiriler (Karl Popper):

  • Açık Toplum ve Düşmanları: Popper, Devlet’i modern totalitarizmin ve faşizmin atası olarak görür. Özellikle Platon’un “Saf Soy” (Öjeni) yaratma çabasını Nazizme benzetir.
  • Alain Badiou: Devlet’i modern bir parodi/uyarlama ile yeniden yazmıştır (Hiper-Platon).

Feminist Bir Platon mu? Notunda ilginç bir detay var: Platon, kadınların da “Filozof Yönetici” olabileceğini söyler. Bu, Antik Yunan için devrimci bir fikirdir. (Filozof kraliçeler).

BİRİNCİ KİTAP: DRAMATİK BİR GİRİŞ

Notların, Devlet’in 1. kitabının diğer 9 kitaptan farklı bir dokuya sahip olduğunu gösteriyor.

Sahne Kurulumu (Pire Limanı):

  • Mekan: Pire (Liman kenti). Burası Atina’nın dış dünyaya açık, kozmopolit yüzüdür.
  • Olay: Trakyalıların bir tanrıçası için yapılan şenlik. Sokrates ve arkadaşları (Glaucon, Polemarchos) merak edip katılıyorlar. Not: Bu, Atina’nın farklı dinlere/kültürlere hoşgörüsünü ve Sokrates’in merakını gösterir.
  • Karakterlerin Kaderi: Ev sahibi Polemarchos, daha sonra (Tiranlar dönemindeki iç savaşta) öldürülecektir. Metin bu trajik arka planla başlar.

Aporetik (Çıkmaz) Yapı:

  1. Kitap, tipik bir Sokratik Diyalog gibi ilerler. Sokrates sorar, muhatapları (Cephalus, Polemarchos, Thrasymakhos) cevaplar.
  2. Tartışma: “Adalet nedir?”
    • Tez: “Dostuna iyilik, düşmanına kötülük yapmaktır.”
    • Çürütme (Analoji): Adalet bir “sanat/teknik” (Techne) midir? Doktor hastaya sağlık verir, aşçı yemeğe tat verir. Peki adalet kime ne verir? Eğer adalet bir “teknik” ise, parayı saklamayı bilen onu çalmayı da en iyi bilen midir? (Paradoksal sonuçlar).
  3. Kırılma: 1. Kitap, kesin bir sonuca varmadan (Aporia) biter. Ancak 2. Kitaptan itibaren Sokrates artık sadece soru soran değil, öğreti sunan, sistem kuran birine dönüşür. Muhatapları (Glaucon ve Adeimantus) sadece “Evet, haklısın” diyen figüranlara dönüşür.
    • Teori: Platon 1. kitabı gençliğinde (Sokratik dönemde) yazmış, diğer kitapları sonra eklemiş olabilir. (Kleitophon diyaloğu bu kopuşu destekler).

HAP BİLGİLER (Sınav İçin)

  • Pire Limanı: Diyaloğun geçtiği yer. Yeniliğe açıklığı simgeler.
  • Glaucon: Platon’un kardeşi, diyaloğun ana muhataplarından.
  • Techne (Zanaat) Analojisi: Sokrates’in adaleti sorgularken kullandığı “Doktorluk, Kaptanlık” gibi mesleki benzetmeler.
  • Karl Popper: Platon’u “Açık Toplumun Düşmanı” ilan eden modern filozof.
  • Hüseyin Demirhan: Önerilen güvenilir çevirmen.

Bu hafta, Platon’un Devlet’inin kapısından içeri girdik. Pire limanındaki şenlikten başlayıp, ideal devletin totaliter görünen kurallarına kadar uzanan geniş bir harita çizdik. Özellikle “Ruh-Devlet” analojisi ve 1. Kitap’ın “Sokratik” yapısı, konunun belkemiğidir.

DEVLET: 1. KİTAP ANALİZİ

“Güç, Gelenek ve Hakikat Savaşı”

Bu kitap, bir sonuca (aporia/çıkmaz) ulaşamasa da, “Adalet nedir?” sorusunun neden sorulması gerektiğini ve dönemin hakim yanıtlarının neden yetersiz olduğunu gösterir.

AÇILIŞ SAHNESİ: KATABASIS VE ŞİDDETİN GÖLGESİ

Metin: “Dün, Ariston oğlu Glaucon ile birlikte Pire’ye, aşağıya indim (Kateben)…”

  • Bağlam ve Alt Metin:
    • Katabasis (İniş): Sokrates’in Pire’ye inişi, Odysseus’un yeraltı dünyasına (Hades) inişine bir göndermedir. Filozof, aydınlanmak için yukarı çıkmaz; şehri/insanları kurtarmak için karanlığa (politik karmaşanın içine) iner.
    • Pire Limanı: Atina’nın “karnı” ve ticaret merkezidir. Burası yeniliklerin, yabancı tanrıların (Bendis), demokrasinin ama aynı zamanda ahlaki yozlaşmanın merkezidir. Şehirden uzaktır, tekinsizdir.
    • Güç vs. İkna: Polemarchus, Sokrates’in yolunu keser.
      • Polemarchus: “Ya bizden güçlü olun ya da burada kalın.”
      • Sokrates: “Sizi ikna etsek?”
      • Polemarchus: “Dinlemeyen birini ikna edemezsiniz.”
    • Ders Notu: Bu sahne kitabın politik zeminini kurar. Kaba kuvvet (Bia), İkna’yı (Peitho) bastırmaktadır. Felsefe (Sokrates), şiddet potansiyeli taşıyan bir grup gencin elinde esirdir.

GELENEKSEL CEPHE: CEPHALUS (KEFALOS)

Sahne: Sokrates, yaşlı ve zengin Cephalus’un evine gider. Cephalus başında çelenkle kurban töreninden gelmektedir.

Cephalus’un Adalet Tanımı:

“Doğru sözlü olmak ve tanrılara/insanlara olan borçlarını ödemektir.”

  • Analiz:
    • Bu, Tüccar Ahlakıdır. Adalet, bir alışveriş dengesidir. Cephalus, öteki dünyadaki cezadan korktuğu için borçlarını öder. Adaleti “iyi olmak” için değil, “başının ağrımaması” için ister.
  • Sokratik Çürütme (Elenchus):
    • Örnek: Bir arkadaşınızdan silah ödünç aldınız. Arkadaşınız çıldırdı (akli dengesini yitirdi) ve silahını geri istedi. Silahı vermek “borcu ödemektir” ve “doğrudur”. Ama ona silahı vermek adil midir? Hayır.
    • Sonuç: Adalet, sadece kurallara (borç ödemeye) uymak değildir; duruma göre değişen bir bilgelik gerektirir.
  • Kırılma: Cephalus tartışmayı (“Söz dalaşını”) oğluna devredip kurban kesmeye gider. Gelenek ve Din, akılcı sorgulama karşısında sahneden çekilir.

ASKERİ/POLİTİK CEPHE: POLEMARCHUS (POLEMARKHOS)

Sahne: Babasının mirasını (hem servetini hem argümanını) devralan oğul. Şair Simonides’e atıfla konuşur.

Polemarchus’un Adalet Tanımı:

“Dostlara iyilik, düşmanlara kötülük etmektir.” (Geleneksel Yunan Yurtseverliği)

  • Analiz:
    • Bu, Kabile Ahlakıdır. Savaş meydanında veya Atina siyasetinde geçerli olan “Biz ve Onlar” ayrımıdır. Adalet, kendi grubuna sadakattir.
  • Sokratik Çürütme:
    • Bilgi Sorunu (Görünüş vs. Gerçeklik): Kimin “dost” kimin “düşman” olduğunu nereden biliyoruz? Hata yapabiliriz. Kötü birine dost deyip ona iyilik yaparsak, adaletsizliğe yardım etmiş oluruz.
    • Techne (Sanat/Zanaat) Analojisi: Bir doktorun sanatı hastayı iyileştirmektir. Bir müzisyenin sanatı müzik yapmaktır. Adalet de bir sanat/erdem ise, onun işlevi insanı “daha iyi” yapmaktır.
    • Moral Devrim: Bir atı döverseniz, o at daha iyi bir at olmaz; daha kötü (eksik) bir at olur. Bir insana (düşmana bile) zarar verirseniz, onu ahlaken daha bozuk (adaletsiz) hale getirirsiniz.
    • Vurucu Cümle: “Adil insanın işi kimseye, düşmana bile zarar vermek değildir.” (Bu, Antik Yunan ahlakı için Hristiyanlık öncesi bir devrimdir).

SOFİST CEPHE: THRASYMACHUS (THRASYMAKHOS)

Sahne: Thrasymachus bir “vahşi hayvan” gibi kükreyerek tartışmaya dalar. Sokrates’in ironisinden (“Ben bilmiyorum” demesinden) nefret eder. Bu bölüm kitabın en sert ve en politik kısmıdır.

A. Birinci Tez: Hukuki Pozitivizm

Tanım:

“Adalet, güçlünün işine gelendir (çıkarıdır).”

  • Argüman: Her devlette (Demokrasi, Tiranlık, Aristokrasi) yasaları iktidardakiler yapar. Yasalar iktidarın çıkarını korur. Adalet “yasalara uymak” olduğuna göre, adalet aslında güçlünün çıkarına hizmet etmektir.
  • Sokratik Çürütme (Yönetim Sanatı):
    • Hata Payı: Yöneticiler hata yapabilir ve kendi çıkarlarına ters yasalar koyabilirler. Bu durumda onlara uymak, güçlünün çıkarına ters düşer.
    • İdeal Yönetici: Thrasymachus, “Gerçek yönetici hata yapmaz” der. Sokrates buradan yakalar:
    • Techne Analojisi: Bir doktor, doktor olduğu ölçüde parayı değil, hastayı düşünür. Bir kaptan, gemiyi ve tayfayı düşünür. Her sanat, kendi nesnesinin iyiliğini gözetir. O halde gerçek yönetici (sanatçı olarak), kendisinin değil, yönettiklerinin (halkın) çıkarını gözetir.

B. İkinci Tez: Ahlaki Nihilizm / Tiranlık Övgüsü

Thrasymachus köşeye sıkışınca maskeyi indirir ve gerçek fikrini söyler (Çoban-Sürü Analojisi):

“Çobanlar koyunları sever ama onları kesip yemek için beslerler. Yönetici de halkı sömürür. Adaletsizlik (Tiranlık), adaletten daha güçlü, daha özgür ve daha kazançlıdır. Adalet ‘saf’lıktır; adaletsizlik ise ‘akıllılık’tır.”

  • Sokratik Çürütme (Üç Aşamalı Saldırı):
    1. İşbirliği Argümanı (Hırsızların Onuru):
      • Mutlak adaletsizlik, mutlak güçsüzlük getirir. Bir hırsız çetesi bile birbiriyle uyumlu (kendi içinde adil) olmak zorundadır, yoksa soygun yapamazlar. Adaletsizlik ayrılık ve nefret, adalet ise uyum ve güç getirir.
    2. Mutluluk Argümanı:
      • Adil insan, diğer adil insanlarla yarışmaz (onlarla uyumludur), sadece adaletsizleri geçmek ister. Adaletsiz insan ise herkesi (tanrıları bile) geçmek, yenmek ister.
      • Bilge ve iyi olan (müzisyen gibi) ölçüyü tutturur; cahil olan (akordu bozan gibi) ölçüsüzdür. Adaletsizlik, bir tür cehalet ve ölçüsüzlüktür.
    3. İşlev (Ergon) Argümanı (En Felsefi Kısım):
      • Her şeyin bir işlevi (ergon) ve o işlevi iyi yapmasını sağlayan bir erdemi (arete) vardır.
      • Gözün işlevi: Görmek. Erdemi: Net görüş.
      • Ruhun işlevi: Yaşamak, yönetmek, karar vermek.
      • Ruhun erdemi: Adalet. (Adaletsizlik ise ruhun hastalığıdır).
      • Sonuç: Kötü bir ruh (adaletsiz) iyi yaşayamaz. Sadece adil olan ruh iyi yaşar ve mutludur (Eudaimonia). Thrasymachus’un “Adaletsiz daha mutludur” tezi çöker.

SONUÇ VE APORIA (ÇIKMAZ)

Tartışmanın sonunda Thrasymachus, argümanları çürütülmüş, terlemiş ve kızarmış (utanmış) bir şekilde susar. “İstediğin gibi konuşmaya devam et Sokrates” diyerek pasifleşir.

Ancak Sokrates, zafer kazanmış gibi davranmaz. Kendi yöntemini eleştirir:

“Ben obur insanlar gibiyim, bir yemeğin tadına bakmadan diğerine geçtim. Önce ‘Adalet nedir?’ sorusunu yanıtlamadan, ‘Adalet bir erdem midir?’, ‘Adalet mutluluk getirir mi?’ gibi sorulara atladım. Sonuçta, hala adaletin ne olduğunu bilmiyorum.”

Neden Böyle Bitti?

  1. Yıkım (Deconstruction): 1. Kitap, var olan tüm yanlış inançları (Gelenek, Milliyetçilik, Sofizm) yıkmak için tasarlanmıştır. Arsaya yeni bina (İdeal Devlet) dikmeden önce, oradaki harabelerin temizlenmesi gerekir.
  2. İhtiyaç: Glaucon ve Adeimantus (Platon’un kardeşleri), Thrasymachus’un susturulmasından tatmin olmazlar. “Bizi kandırdın Sokrates, Thrasymachus’u kelime oyunlarıyla yendin ama ruhumuz hala adaletsizliğin daha karlı olduğunu fısıldıyor” derler. Bu tatminsizlik, 2. Kitapta ideal devletin inşasını başlatacaktır.

 

Karakter Temsil Ettiği Görüş Sokrates’in Karşı Hamlesi Kırılma Noktası
Cephalus Geleneksel/Dini Ahlak “Deliden silahı almak.” (Her zaman doğruyu söylemek adil değildir.) Tartışmayı terk etmesi.
Polemarchus Askeri/Yurtsever Ahlak “Adalet kimseye zarar vermemektir.” (Dost/Düşman ayrımının belirsizliği.) Dost-Düşman tanımının çöküşü.
Thrasymachus Sofist/Reelpolitik 1. Techne (Sanat) nesnesine hizmet eder.
2. Adaletsizlik zayıflık/bölünme yaratır.
3. Ruhun işlevi iyi yaşamaktır.
“Kızarması” (Utanması) ve susması.

 

Categories: Büyüteç

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Çerez Politikası

Web sitemiz çerez kullanmaktadır. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz bundan memnun olduğunuzu varsayacağız.