deneyim ve hikayelerimizin ilişkilerimizi derinleştirmesi

genellikle biriyle derin ilişki kurduğumuz noktada yaralarımızı da açmamız gerekiyor. yalnızca yaşamdaki pozitif başlıkları konuşmak, hayatımızda neyin güzel olduğunu dillendirmek ilişkiyi yüzeysel bir boyutta tutuyor.

benzer arkaplandan gelmek, yaşanan ortak zor deneyimler; yeni inanlarla ilişkiyi derinleştirmenin özü gibi. bir şeylere beraber gülebilmek için beraber ağlayabilmek de gerekiyor.

negatif ya da anlamsız diye adlandırabileceğim deneyimleri en makul tolere edebileceğim bakış açısı bu olabilir sanırım. o deneyimler beni hayatımdaki yeni insanlarla daha güçlü bir şekilde bağlıyor. belki daha iyi anlamama belki daha iyi anlaşılmama olanak tanıyor.

pişmanlığın anlamsızlığı üzerine hep “yaptığım hatalar olmasa bugünkü ben olmazdım” o yüzden keşkeler yerine iyi kilere odaklanırım gibi bi yerden bakılır. bana bu zemin pek yeterli gelmiyordu. bugün olumsuz deneyimlerin beni hayatımdaki yeni insanlara yaklaştırdığını hissettiğim bir noktada buldum kendimi.

kendime ve geleceğe bir not olarak bırakmak istedim bunu.

minicik bi aydınlanma belki.

Categories: Ayna

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Çerez Politikası

Web sitemiz çerez kullanmaktadır. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz bundan memnun olduğunuzu varsayacağız.