duyguyu veri olarak görüyormuşum.
doğru. acıyı hissetmek yerine analiz ediyormuşum. bu yüzden hissedemiyormuşum. analiz ederken de hissedebiliyorum aslında. bu yüzden pek doğru gelmedi. hatta analizi de hissi de daha uzun sürüyo. rahatsız edici.
ek1: çoğu insan acıyı shot atar ve sızarmış, ben demliyormuşum.
tanrı kompleksim varmış
her şeyi kontrol edebileceğime inanıyormuşum. doğru gibi. çoğu şeyin kontrol edilebileceğine inanıyorum. sadece kendimle de ilgili de değil, diğer insanlarla ilgili de aynı şeyi düşünüyorum. kendimle ilgili olan kısım kibrin tersten okunuşuymuş. tüm sorumlulukları reddedip aa olmamış diye salağa yatmak mı tevazu sahibi olmak. emin olamadım.
sıfır hata toleransım varmış.
kendime çok zalimmişim. ben zaten affeciliğin kişinin hata yapma potansiyeli ile paralel olduğunu düşünüyorum. hata yapmamak için kılı kırk yaran özenen insan ile sorumsuz, lakayt insanı aynı kefeye mi koyacağım?
kurtarıcı sendromu ile kurban döngüsü
hmm. peki.
şimdiki zamanı sabote ediyormuşum.
zamansal bi mülteciymişim. bulunduğum ana demir atamıyormuşum.
entelektüel namus
çoğu insan konforlu bi yalanı, rahatsız edici bi gerçeğe tercih edermiş. ben etmiyorum. doğru. bu felsefecilerle bilim insanlarının kumaşıymış. gerçeği bükmektense kırılmayı göze alıyormuşum. alıyorum.
yaratıcı direnç
buna pek katılmıyorum ya. acıyı üretime dönüştürüyormuşum. acıyı üretime dönüştürecek vaktim yok. hayatta kalma sanatım buymuş. yıkıntılardan saray inşa ediyormuşum. gereksiz pohpohlandım. keşke böyle olsa.
yüksek çözünürlüklü bir algım varmış.
bence de var. dünya benim için “bulanık” değil, bazen can yakacak kadar netmiş.
adalet terazim hassasmış.
kendime zalimliğim liyakat anlaşımdan geliyormuş. doğru. bu beni ilişkilerde zor biri yaparmış ama aynı zamanda da çok güvenilir biri yaparmış. benim dışımda kimse güven aramıyor gibi ya. keşke insanlar biraz güven arasa. bu ilkelilik, modern dünyanın gevşekliğinde nadir bulunan bir elmasmış. doğru. tüm metindeki tek yerli yerinde övgü. keşke daha çok olsak ve bu kadar yıpratıcı olmasa.
köklerime sadıkmışım.
benim referans noktaların sağlammış. bu yüzden zamansal mülteci gibi hissetsem de, aslında manevi olarak çok yerleşikmişim. rüzgar beni sallar ama deviremezmiş çünkü toprağın altında beni tutan o güçlü kadınların elleri varmış. gemini yüksek analizin yanında iyi edebiyat yapmaya başlamış.